14 Ocak 2016 Perşembe

Mantı

1 haftadır üzerimdeki yorgunluk ayrıca geçmeyen sırt ve boyun ağrılarımdan dolayı bugün okula gitmek yerine eve kapanınca kendimi mantı yaparken buldum. Neticede mantı güzel oldu ama şu an daha fazla ağrıyan bir sırt ve boyuna sahibim. Bizim ailede mantıyı yengem açar ben ve evin diğer üyeleri hamurun üstünü doldurma ve kapatma kısmını yapardık. Tek başına yapmanın zor olduğunu tahmin ediyordum ama bu kadar zorlayacağını düşünmemiştim (belki mevcut ağrılarımdan dolayıdır). O yüzden hamuru biraz büyük büyük kestim, çünkü daha ufak yapsaydım doldurma ve kapatma işi daha uzun sürecekti. Size tavsiyem bir kaç kişi bir araya gelip yapmanız. Mantıyı yerken eşimin "ilk kez evde açılan mantı yiyorum" sözü oldukça ilginç ve düşündürücü geldi. Geçenlerde "fuagra" yapımına dair programın sunucusu İngiliz aşçıyı da dehşete düşüren yayını izlerken beslenme ile ilgili kafama takılanlar oldu, buna eşimin sözleri de eklenince konuyla ilgili ayrı bir yazı kaleme almak gerekir diye düşünmeden edemedim. Ben o yazıyı düşünürken siz buyurun mantıyı yapın 

Malzemeler: (4 kişilik)

4 su bardağı un
1 yumurta
1 bardak ılık su
Tuz

İçi için:

250 gram kıyma 
1 adet soğan
Karabiber, tuz, pul biber

Üzeri için

Tereyağı
Salça
Kırmızı toz biber
Sarımsaklı yoğurt
Nane, pul biber

Yapılışı:

Geniş bir kapta unun ortasını açın, yumurtayı kırın, 2-3 çay kaşığı tuz serpin, sudan azar azar ilave edip orta yumuşaklıkta bir hamur elde edin. Hamur cıvık olursa un, katı olursa su ilave edin. Ardından elde ettiğiniz hamuru 2-3 parçaya bölerek üzerini unladığınız zeminde oklava yardımı ile açın. Çok ince olmasın kalın da olmasın. Diğer yandan bir tavada soğan, kıyma, karabiber ve tuzu kavurun. Elde ettiğiniz bu karışımı bir bıçak yardımı ile eşit parçalara böldüğünüz hamurların üzerine koyun ve ardından ister kare ister üçgen muskalar şeklinde kapatın. Kapama işlemi bittikten sonra bir tencerede kaynamakta olan suya atın ve yaklaşık 15-20 dakika kadar pişirin. Mantı pişerken ayrı bir kapta erittiğiniz tereyağın içine salça, kırmızı toz biber ve nane atın ve sık sık karıştırın ki malzemeler yanmasın, yaklaşık 5 dakika sonra sosu ocaktan alın. Tabağınıza aldığınız mantının üzerine sarımsaklı yoğurdu döktükten sonra salçalı sosunuzu da dökün ve sıcak şekilde servis edin. Afiyet olsun. 
  
    

1 Ocak 2016 Cuma

Peynirli Sufle Börek

Karla birlikte ev mahkumiyeti günleri başlayınca yapılacak en iyi şey bir şeyler pişirip sıcak evin keyfini çıkarmak oluyor. Arda Türkmen'e ait olan peynirli sufle börek yapımı çok basit olduğu için vaktim dar olduğunda ya da sabahları kahvaltıya hazırlamayı tercih ettiğim böreklerden biri. Ancak öncelikle belirtmem gereken nokta ben Arda'ya oranla biraz daha farklı yapıyorum çünkü böreği defalarca yaptım ve kendi damak zevkime uygun hale getirdim. Börekle ilgili belirtmem gereken püf noktası ise, taze soğan. İçine 2 hatta 3 tane taze soğan atabilirsiniz bu sizin arzunuza kalmış tabi ama bence kesinlikle katmalısınız. Sevgili Arda  soğanla deneyin demesine rağmen bu tarifi ilk seferinde soğansız yapmış, bir sonraki seferde soğanla denemiştim, inanın soğan kattığınızda tadı muhteşem oluyor. Ayrıca soslu bir börek olduğu için sos ve peynirdeki tuz ayarını kontrol ederek katın. Yoksa çok tuzlu ya da tuzsuz olur. 

Malzemeler:

2,5 yufka (bu benim oranım) 
4 yumurta 
50 gram tereyağı
200 gram beyaz peynir
1 bardak süt
1 şişe soda 
2 adet taze soğan
tuz, pulbiber
ben çörek otu da ekliyorum

Yapılışı:

Tereyağını eritin, sonra geniş bir kapta (ben doğrudan fırın kabının içinde yapıyorum) tereyağı, sütü, 1 şişe sodayı, yumurtaları, tuzu, pul biberi karıştırın. Yufkaları ince dilimler halinde kesin ve karışıma ekleyip yedirin. Yufkayı 3'e de çıkarabilirsiniz ama o zaman çok sıkı bir börek olur. Ben biraz sulu yapıyorum daha güzel oluyor. Üzerine de ufaladığınız peynir ve taze soğanı ilave edin , en üstüne de çörek otu atın. Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında yaklaşık 40 dakika pişirin. Ben soğuk halini daha çok seviyorum ama fırından çıkmış hali de oldukça yenilesi oluyor. Afiyet olsun.  






8 Aralık 2015 Salı

Başamel Soslu Patates Tarifi

Bu yemek aslında fesleğenli bir tarifti, ancak evde fesleğen olmadığından fesleğensiz yaptım. Doğruyu söylemek gerekirse tarifi görünce evdeki patatesler çürümeden bitsin düşüncesiyle yaptım, tat olarak pek bir beklentim yoktu, o yüzden eşime patatesli borcamı gösterip "pek bir şey bekleme" dedim ama o kadar leziz olmuştu ki neredeyse borcamın yarısına kadar yedik dolayısıyla bugün ikinci kere fena oldum. Yapımı çok basit ve çok leziz bir yemek, afiyet olsun.

Malzemeler:

3 adet patates
4-5 dal taze fesleğen
Yarım litre süt
2 yemek kaşığı tereyağı
1,5 çay bardağı un
1 kase rendelenmiş kaşar peyniri
tuz
karabiber

Yapılışı:

Patateslerin kabuklarını soyup, patatesleri halka halka dilimleyin (ama kalın yapmayın ). Bir tencerede tereyağını eritip üzerine unu ekleyin ve kavurun. Un kavrulduğu vakit, sütten az az döküp kıvamlı bir beşamel sos yapın. Sosun üzerine tuz ve karabiber atmayı unutmayın. Varsa kıyılan fesleğenleri de sosun üzerine döküp karıştırın. Patates dilimlerinin üzerine tuz serpin. Ardından patates dilimlerini fırın kabına dizin. Sosu patateslerin üzerine döküp patatesle iyice harmanlayın. Sosun üzerine rendelenmiş kaşar peyniri ile kaplayın. 200 derecelik fırında yaklaşık 30-35 dakika pişirin. Afiyet olsun. 




Kıymalı Patlıcan Soslu Fırın Makarna

Bugün tezle uğraşırken şiddetli bir baş ağrısına yakalanınca soluğu evde aldım. O kadar bitkin haldeydim ki beni ancak bir yemek programı kendime getirir düşüncesi ile koltuğa uzanıp üzerime de battaniyeyi örttükten sonra yemek kanallarını kurcalarken bugün paylaşacağım 2 tarifi görüp yaptım. Aslında yapmak istediğim tarifler bunlar değildi ama markete gidecek gücüm olmadığından evdeki malzemelerle (2 saatlik uyku sonrası) ancak bunları yapabildim. Fırın makarna güzel oldu evet ama patatesli tarif beklenmedik şekilde ENFES oldu. Şimdiden afiyet olsun.     

Malzemeler:

Yarım paket kelebek makarna
250 gram kıyma
1 adet iri patlıcan
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı domates salçası
2 adet rendelenmiş domates
1 kase rendelenmiş kaşar
zeytinyağı
pulbiber
karabiber
tuz

Yapılışı:

Makarnayı bir tencerede haşlayın. Doğradığınız soğan, sarımsak, patlıcan ve kıymayı zeytinyağında soteleyin (patlıcanları ufak ufak küp küp kesinki pişimi kolay olsun). Ardından salçaları ve domates rendesini ekleyin ve pişmeye bırakın. Baharatlarını eklemeyi unutmayın. 15-20 dakika kadar orta kısık ateşte suyunu çektikten sonra haşlanmış makarna ile sosu karıştırın. Fırın kabına döküp üstüne rendelenmiş kaşarı dökün ve 220 derecede kaşar peyniri eriyip de kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun.



 

2 Ekim 2015 Cuma

Fırında Mücver


Öğleden sonrayı spor salonunda geçirip bolca yorulacağım için sabah erkenden uyanıp okula gitmek istemedim. Bir miktar miskinlik yaptıktan sonra 2-3 gündür aklımda olan (o yüzden malzemelerini de almış olduğum) fırın mücveri yapmaya koyuldum. Mücveri çok seviyorum ama tavada kızartırken yağlı olduğundan pek yapmıyor, fırında nasıl olur diye merak ediyordum, az önce çıkardım fırından dumanı üzerinde, bıçakla dilimlere ayırdım, tadına da baktım tabi oldukça güzel oldu, hem de bol yağsız. Ama yemek için soğumasını bekliyorum, yemekler soğuduğu ya da ılıdığı vakit daha lezzetli oluyor. Ben fırında pişmesini beklerken havanın grisiyle uyumlu olduğundan  https://www.youtube.com/watch?v=DATKMNuOe-k dinliyordum, çok sevdiğim bir parçadır, belki sizin de hoşunuza gider., siz de beklerken dinlemek istersiniz. Mücvere gelecek olursak :

Malzemeler :
3 adet kabak (epey şişmandı kabaklar)
4 çorba kaşığı kaşar peynir
2 adet yumurta
4 çorba kaşığı un
Bol miktarda dereotu
Tuz, karabiber (pul biber de ekledim ben)

Yapılışı:
Kabakları ve kaşarı rendeleyin. Dereotlarını minik minik kıyın, ardından tüm malzemeyi birbirine karıştırın. Tuzuna ve baharatlarına tadına bakıp karar kılın. Daha sonra bir fırın kabını yağlayıp (ben geniş bir kap seçtim ki içi iyi pişsin) karışımı kaba dökün. 230 derecede üzeri hafif kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun.





28 Eylül 2015 Pazartesi

Sebze Çorbası

Millet bayram öncesi temizlik yapar, ben bayramda evde olmadığım için bayram öncesi temizlik yapmadığımdan dün öğleden sonra temizliğe başlayınca akşam epey yorgun düştüm. Sabah erkenden kalkıp bol vitamin yüklemesi için sebze çorbası yapmaya karar verdim. Üstelik rengi sarı olduğundan eşimi "mercimek çorbası" diye kandırıp içmesini de sağlıyorum. Gerçi mercimekten daha koyu bir tabakası olduğundan "neden bu böyle" diye soruyor ben de "blendırdan iyi geçiremedim" diyorum. Mızmızlanan çocuklarınız varsa aklınızda bulunsun :) Ama içerken beğenip bir daha istiyor (Bir yandan ders çalıştığımdan resmi böyle ders malzemesiyle çekmişim ama çorbayı içmeye başlayınca ayrı bir tabak çekmeyi unutmuşum).  

Malzemeler:

2 yemek kaşığı tereyağ
2 adet patates
2 adet orta boy soğan
2 kabak 
2 havuç
1 çay bardağı bezelye (evde yoktu bu sefer katmadım yine de güzel oldu)
1 litre kaynamış su
1 bardak süt
1 yumurtanın sarısı
tuz-karabiber    

Yapılışı :

Tüm sebzeleri yemeklik ve küp küp doğrayın (havucu küp küp doğramıyorum, ince ince dilimliyorum, blendırdan geçirirken kaçmasınlar diye). Önce soğanları pembeleşinceye dek 4-5 dakika orta ateşte kavuruyoruz. Ardından diğer tüm sebzeleri hep beraber atıyoruz bunun da 6-7 dakika kavurduktan sonra (ben karıştırdıktan sonra kapağı kapatıyorum hep, karıştır kapat, sonra yine karıştır yine kapat, buharla yumuşasınlar diye) kaynamış 1 litre suyu üzerine dökün, sebzeler suyla birlikte kaynayıp iyice yumuşadıktan sonra (bu arada tuzunu ve kararbiberini de ekleyin ki sebzeler çeksin) tencereyi ocaktan alıp blendırla malzemeyi çekin. 

Başka bir kapta süt ve yumurta sarısını çırpın ve blendırdan geçirdiğiniz çorbadan yavaş yavaş bu karışıma ilave edip (3-4 kepçe kadar) sürekli karıştırın. Tekrar ocağa aldığınız tencereniz yavaş yavaş yeniden ısınırken üzerine sütlü yumurtalı çorbalı karışımı dökün bunu yaparken tencereyi durmadan karıştırın. 5 dakika sonra ocağı kapatabilirsiniz. Çok kaynatmaya gerek yok, yoksa üzeri yumurta ve süt dolayısıyla pütür pütür olur, ama olsa da fark etmez tadı harika oluyor. Afiyet olsun

Not: Bir önceki yazıda paylaştığım "kakaolu kek" yiyen herkes tarafından çok beğenildi, meraktan ben de tattım cidden güzelmiş, soğuyunca marketlerde satılan topkek kıvamında olmuş sanıyorum ki 500 gram kakao sayesinde o hale geldi. Misafirlerinize gönül rahatlığıyla yapabilirsiniz, ama soğuk servis edin çok daha leziz oluyor.   





23 Eylül 2015 Çarşamba

Bademli Kakaolu Kek


Bayramları tatlı niyetine baklava yapıldığı doğru ama baklava genelde dışarıdan gelen misafire verilir. Ailecek oturup da baklava yemezsiniz. Bu bayram Ankara'dan ablam ve arkadaşı geleceği ve kalacağı için annem de yengem de her zamankinden birazcık daha fazla hazırlık yapıyor. Ben de bayram kahvaltısında (ya da herkes gittikten sonra 5 çayında) çayın yanına ekstra bir şeyler olsun diye hem kayın validem hem de annem için 1'er kalıp kek yaptım. Gerçi haberleri yok ama beğeneceklerini umuyorum. Tarif Arda Türkmen'e ait, yapımı çok basit, tadı güzel (ama enfes değil sadece güzel, bayram sonrası çok fazla misafir ağırlayacağım o yüzden bir taraftan da yeni tarifler deniyorum ancak benim kendi kek tarifim daha enfes ama onun yapımı için evinizde hassas terazi olması gerekiyor. Bir ara onu da yapar atarım)


Malzemeler :

3 adet yumurta                                                                                     
1,5 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı süt
2 su bardağı un
1/2 su bardağı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 avuç badem (ben biraz damla çikolatası da attım)

Yapılışı:

Yumurta ve şekeri çırpın, üzerine yağ ve sütü ekleyip çırpmaya devam edin. Geri kalan malzemeleri ekleyip karıştırmaya devam edin (ben un vd malzemeleri eleyerek ilave ediyorum en az 2 tur eleyin inanın elenmemiş hali ile çok fark var, gevrek gevrek oluyor) Kek kalıbını yağlayıp harcı içine dökün. 180 derece önceden ısıtılmış fırında 40-45 dakika arası pişirin. Afiyet olsun. Arda kek çıktıktan sonra üzerine pudra şekeri de serpmişti, kendimize ayırdığım tabakta yerken ben de serptim güzel oldu. Ama geri kalanını götüreceğim için tüm keke serpemedim.

Not: parantez içinde de yazdım ama unu ve vanilya, kabartma tozu, kakao gibi malzemeleri elemek çok önemli. Özellikle unu elemek büyük bir fark yaratıyor. Yaptığım bir poğaça var, o poğaçaya insanlar genelde tapıyor. En son birisine sürpriz bir doğum günü hazırlamıştım. 3-4 kişi bir şeyler pişirip muhteşem bir masa yaratmıştık onca tabak arasından herkes poğaçayı alıp bunu kim yaptı, diyordu ve sırrını soruyorlardı (hatta beyler bile), işin sırrı unu elemekte, o poğaçayı yaparken en az 4-5 sefer eliyorum ve muhteşem oluyor. Unu elerseniz kekte de farkı görürsünüz.