7 Aralık 2016 Çarşamba

Pastırmalı Rulo Börek


Bu hafta tatile çıktım, hali ile canım ne isterse yapma lüksüne sahibim, ben de en sevdiklerim olan pişirme ve okuma faslı ile meşgulüm. Bu tarifi geçen akşam bulmuştum, bugün denedim börek fırından 5 dakika önce çıktı, oldukça da leziz oldu. Ben elimdeki pastırma(150 gram) 2 yufkaya yeter sandım ama yetmeyince 1 orta boy patatesi rendeleyip yufkanın diğer tarafına serptim, siz ister başka bir malzeme de ekleyebilir ya da tarifin orijinalindeki gibi 250 gram pastırmayla yaparsanız başka malzemeye gerek kalmadan da pişirebilirsiniz. Ben orijinal tarifle yazacağım. Şimdiden afiyet olsun !

Malzemeler :

2 yufka
250 gram çemensiz pastırma
1 su bardağı kaşar
2 orta boy domates
2 sivri biber

Sıvı Sos İçin:
Yarım su bardağı süt
Yarım su bardağı soda
1 yumurta
tuz

Yapılışı:
1 kapta sos malzemelerini çırpın kenarda dursun. 2 yufkayı genişçe bir tezgahta yanyana serin, minik bir kısmı birbirlerinin üstüne gelecek şekilde olsun. Domatesin ve biberin çekirdekelrini çıkarın ayrıca domatesin içindeki sulu kısmı da alın, sonra yemeklik şekilde minik minik doğaryın. Yufkaya önce sos malzemesinden fırça yardımı ile sürün, ardından pastırmaları, ardından da domates, biber, ve kaşarı ilave edin. Sonra her iki yufkayı da sırasıyla katlayın, katlar sıkı olmasın, sağdan bir kez soldan bir kez olsun ki katlar denk gelsin. en son uzun bir börek elde edeceksiniz, onu da kendi etrafında bol bir biçimde yuvarlayın, tepsiye aldıktan sonra üzerine elinizdeki sostan sürün. Yalnız bir dip not, ben yanmaz kağıda böreği almadan önce elimdeki sostan sürdüm, orjinal tarifinde borcam tepsinin dibine katı yağ sürülüyordu. Ben çok yağlı istemediğimden yanmaz kağıt koyup üzerine sos sürdüm sonra böreği kağıda koyup kalan sosu üst kısma yedirdim. 180 derecede 45-50 dakika yetiyor. 

Afiyet Olsun  
 




4 Aralık 2016 Pazar

Bolonez Soslu Gnocchi

Günlerdir "Aşk Tanrıçasının Yemek Okulu" isimli kitabı okuyorum, kitapta İtalyan kökenli bir kızın büyük annesinin yemek okulunu devralıp hem yemek yapma yolculuğu hem de okula gelenlerle başından geçen maceraları anlatılıyor. Kahramanımız Gnocchi yapımında oldukça zorlanıp bir kaç sefer denemek durumunda kalınca sırf meraktan internetten ayrıntılı bir tarifini bulup yaptım. Dürüst olmak gerekirse hamurun  kıvamını tutturmak beni yordu, kitabın kahramanı oldukça haklıymış, bir İtalyan aşçı bulup sormak istedim, hamur, ekmek hamuru gibi mi olmalı yoksa poğaça hamuru gibi mi? Neticede ben bir miktar poğaça hamuruna yakın bir sertlikte yaptım, yoksa ekmek hamuru kıvamında ve kesmesi imkansız görünüyordu. Tadını da beğendim. Gnocchi'yi her türlü sosla  ve farklı şekilde yapabilirsiniz, o yüzden değişik soslarla yapılmış değişik şekillerden oluşan tabakların olduğu bir resim ekledim. Şimdiden afiyet olsun.

Not: İnternette daha ayrıntılı ve farklı yapılan tarifleri de mevcut onlar da denenebilir. Ben kısa olduğu için bunu seçtim. 



Malzemeler:

2 büyük boy patates (bununla 5-6 kişilik rahat çıkıyor)
1 yumurta sarısı
3 su bardağı un
Tuz

Bolonez Sos İçin

250 gram kıyma
2 domates
1 yeşil biber

2 büyük patatesi kabuğuyla haşlayın. Haşlanan patatesleri soyun, çatalla ezin ardından soğumaya bırakın, tamamen soğuması çok önemli. Ilıkken içine tuz atın, yoksa daha sonra tuz çekmiyor. Soğuduktan sonra yumurta sarısı ve 2,5 bardak unu ilave edip yoğurun. Tekrar tuz kontrolü yapın. Eğer ki hamur hala cıvıksa un eklemeye devam edin. Kalan unu masanın üzerine serpip oklava ile hamuru açıp yarım cm kalınlığında şeritler kesin, isterseniz çatalınızla şekil verebilirsiniz. Bir kapta makarna haşlayacakmış gibi su kaynatın, kaynayan suya attığınız Gnocchi'ler suyun üzerine çıkınca bilin ki pişmiş demektir.

Ayrı bir kapta önce bir 5 dakika zeytinyağında minik minik kıydığınız biberleri kavurun ardından, kıymayı atıp kavurun daha sonra rendelediğiniz domatesi ekleyin, tuzunu unutmayın, domatesler suyunu çektikten sonra sosu tabağa aldığınız Gnocchinin üzerine dökün ya da benim gibi yapıp, Gnocchinizi alıp sos tavanızda yarım dakika kadar çevirebilirsiniz. Afiyet olsun. 

Milano'da kremalı mantarlı, Venedik'te deniz ürünlü (midye, kalamar vd) olanı yedim, ikisi de çok lezizdi, o soslarla da denenebilir.    





 

28 Kasım 2016 Pazartesi

Fırında Beşamel Soslu Karnıbahar

Akşam yemeğini hafif geçiştirmek isteyenler için beşamel soslu karnıbahar oldukça ideal bir yemek. Aslında şu sıra okuduğum kitap dolayısıyla deli gibi Gnocchi yapmak istiyorum, bu akşam gnocchi niyetindeydim ki öğle yemeğini geç yiyince akşamı hafif geçiştirmek gerekti, o yüzden bu akşam karnıbahar yarına ise arkadaşları da çağırıp gnocchi gecesi yapacağım. Yaptıktan sonra birkaç gün içinde onu da paylaşırım. Karnıbahar da çok lezzetli bir yemek tercihi, şimdiden afiyet olsun.

Malzemeler:

1 adet karnıbahar
1 su bardağı kaşar rendesi
250 gram kıyma (tercihe bağlı)

Beşamel Sos İçin:

2 yemek kaşığı tereyağ
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1,5 yemek kaşığı un
1,5 su bardağı süt
tuz, karabiber 

Yapılışı: Küçük parçalara böldüğünüz karnıbaharı bir süzgeçe koyup içine tuzlu su doldurduğunuz tencerenin üzerine koyup buharında pişiriniz. Yalnız karnıbaharların tepesine kapak kapamayı unutmayın. Genelde tencerede pişirirler, pişirmeyin tadını kaybeder. su kaynadıktan sonra 15 dakika yeterli oluyor yine de çatalınızla kontrol edin, yumuşayıp yumuşamadığını. Ayrı bir kapta eğer kullanacaksanız kıymayı kavurun bir 5 dakika (tuzunu da atın içine). Beşamel sos için bir tencereye tereyağ ve sıvıyağı alın. Size bir tavsiye tencerenin altını yakmadan evvel unu da atın, böylece yağla birlikte ısınmaya başlayan un topak topak olmaz, sıvı hal--de kalır. Un renk değiştirip kokusu çıkmaya başladığı vakit sütü dökmeye başlayın ağır ağır dökün, kıvamlı şekilde kaynamaya başladığında tuzunu karabiberini atın. 5 dakika kaynadıktan sonra altını kapatabilirsiniz, tepsinize önce karnıbaharları ardından kıymayı ardından beşamel sosu en son da üste kaşar peynir rendesini dökün 180 derece fırında 25 dakika kızarsın. Ben en üstteki resmi ilk 15 dakika sonunda çektim sonra tekrar fırına attım. 25 dakika daha ideal. 

Yemek için bir 7-8 dakika soğumasını bekleyin, ben aceleden tabakta resmini çekmeyi unutup yemeye koyuldum. Afiyet olsun !  




 

13 Kasım 2016 Pazar

Kıymalı Fıstıklı Sarıyer Böreği

Günlerden pazar olunca, sabah da erken kalkılmışsa gün bitmez. Ben de bu uzun günü değerlendirmek adına Arda Türkmen'e ait bir tarif denedim, oldukça leziz oldu ancak bazı uyarılarım olacak. Böreğin yufkası biraz kalın kaçtı üstelik üzeri de kalın oldu, o yüzden ben tarifi verirken Arda'ya göre değil olması gerektiği gibi anlatacağım. İkinci denememde kesinlikle şu an anlatacağım gibi yapacağım. Bu hali ile bile çok lezzetli. Şimdiden afiyet olsun.

Malzemeler:

1 paket baklavalık yufka
3 yemek kaşığı tereyağ
4 yumurta
4 su bardağı süt
1 tutam tuz

İç Harcı

3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
400 gram kıyma
2 adet orta boy soğan (yemeklik doğranmış)
1 avuç kuş üzümü (ıslatılmış)
Yarım su bardağı çam fıstığı
Tuz
Karabiber

Yapılışı:

Olması gerektiği gibi anlatıyorum:

Bir tencereye zeytin yağını dökün, yağ ısınınca fıstıkları atıp yarı pembeleşene dek kavurun ardından soğanları atıp kavurmaya devam edin 5 dakika sonra kıymayı da ilave edin, 1-2 dakika onu da kavurduktan sonra ıslattığınız kuş üzümlerini tuz ve karabiberi de ilave edip suyunu çekene dek iç harcınızı pişirin. Onu bir tarafa alın. Beklesin

Yumurta, süt, bir kapta erittiğiniz tereyağ ve tuzu bir kapta karıştırın. Tezgahınıza 3 kat yufka serin (Arda 4 diyor ama bence 3 ideal), Sütlü karışımdan en üst kata güzelce sürüp yayın, iç harçtan koyun ve yufkayı rulo biçiminde sıkıca sarın (benimki çok sıkı olmadı). Sonra da böreklerinizi fırın kabına koyun. kalan sütlü sosu en üste dökün, ardından fırına verin 35 dakika 190 derece idealdir (30 dakikada üzeri güzelce kızarmışsa 30 dakika da olur). 

Ben 4 kat yufkayla, 35 dakika yaptım ayrıca geniş tepside yaptım, bence bu hata oldu. 46 yufka çıkmasını beklerken daha az yufka çıktı, hali ile hesap karıştı tepside boşluklar oluştu. Üstten döktüğüm sos, bir müddet sonra tepsinin arka tarafına doğru dağıldı. Resmi özellikle ekledim, göresiniz diye. Bu da üzerinin biraz kuru kalmasına neden oldu. Ama dediğim gibi tadı şahane. 

Böreği kapaklı borcama alıp üzerini nemlendirmeye çalışacağım bakalım olacak mı. 

Sizlere de afiyet olsun şimdiden. 






8 Kasım 2016 Salı

Pazı Sarması

1 bağ pazım vardı hem onu değerlendirmek hem de masada çeşit olması adına fıstıkla dolmanın yanına ek olarak yaptım, aslında etli de güzel olur ama ana yemek et olduğundan, bunu da zeytinyağlı yaptım. Şimdiden afiyet olsun. 

Malzemeler:
1 bağ pazı
1 su bardağı pirin
1 adet büyük boy soğan
1 çay bardağı zeytinyağ
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı kuru nane
1 tatlı kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
1 avuç dereotu (maydanoz kullanabilirsiniz ben dereotu seviyorum) 

Sos Malzemesi:
1,5 su bardağı sıcak su
1 tatlı kaşığı domates salçası
4 yemek kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı tuz

Yapılışı:
Pazıları kaynayan suda yumuşayıncaya kadar tutun(30-40 saniye yeterli), soğanları yemeklik doğrayın, bir kabın içinde soğanları, salça, pirinç, zeytinyağı, dereotu, karabiber, kuru nane, tuz konulup karıştırılacak. Ardından haşladığınız pazıların içine doldurup sarabilirsiniz. Ardından tencereye varsa bir iki haşlanmış pazı yaprağını serip üzerine pazıları sıralayın.
Bir kapta sos malzemesini hazırlayın, 4 yemek kaşığı zeytinyağında domates salçasını ardından 1,5 bardak sıcak suyu ekleyin, tuzunu da ilave edin, kaynadıktan sonra bunu pazıları koyduğunuz tencereye ilave edin. Pazıların üzerine bir tabak kapatmayı unutmayın, 40 dakika kısık ateşte pişirin.

Bir diğer versiyon ise:
Bir tavada iç malzemeleri kavurun, zeytinyağına önce soğanı ardından pirinç sonra da salçayı ilave edin, en sona da baharat ve dereotunu... Daha sonra ise Pazıları bu iç malzemesiyle sarın, üzeri için aynı sosu hazırlayın ama bu sefer yaklaşık 10 dakika pişirmeniz yeterli hatta çok bile, çünkü iç malzeme zaten pişirilmiş durumda. Tercih sizin afiyet olsun.   




Fıstıklı Kuşüzümlü Zeytinyağlı Dolma

Bu aralar durmadan yeni bir şeyler deniyorum, bol bol misafirim de olduğundan ana yemeklerin yanında ısıtmaya gerek kalmayacak yiyecekler iyi gidiyor. Fıstıklı dolmayı çok sevmeme rağmen daha önce hiç yapmamıştım, misafir için hazırladığımdan biraz endişelendim, ama lezzeti anlatılmaz, çok güzel oldu. Sanıyorum ki işin sırrı tarife uyup baharatları tam oranında eklemek. Şimdiden afiyet olsun.

Malzemeler:

15 adet dolmalık biber
1,5 su bardağı pirinç
1 adet büyük boy soğan
1 çay bardağı zeytinyağ
2 yemek kaşığı çam fıstığı
2 yemek kaşığı kuş üzümü
1 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı yenibahar
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker
Üzerlerini kapatmak için domates 

Yapılışı:
Tencereye yarım çay bardağı zeytinyağı alın, yağ ısındıktan sonra fıstıkları ekleyip 5 dakika kavurun, ardından soğanları da ekleyin ve bir 5 dakika daha kavurun . Yıkadığınız pirinçlerin suyunu süzdükten sonra kavurduğunuz soğan ve fıstığa ilave edin 3-4 dakika daha kavurun. Baharatları bir kapta karıştırın (ben öyle yapıyorum böylece eşit dağılıyorlar). Kuşüzümünü de baharat karışımına ekleyin yaptığınız bu karışımı fıstıklı pirincin içine atın karıştırın, 1 dakika kısık ateşte kavurup karıştırın daha sonra 2,5 su bardağı sıcak suyu ekleyin, karıştırın, kapağını kapatın pilav pişirir gibi suyunu çekene dek kapağını açmadan pişirin.

Bu arada sapını çıkarıp içini temizlediğiniz biberlerin diplerinden bıçakla kesik açın, biberlerin içlerini fıstıklı harçla doldurup, fırın tenceresine dizin, domatesle biberlerinizin üzerini kapatın. Bir kapta 2 bardak sıcak su, 1 tatlı kaşığı tuz ve yarım çay bardağı zeytinyağını karıştırıp, biberlerin üzerinden gezdirip tencereye dökün. Kapağı kapatın, 200 derece fırında yaklaşık yarım saat pişirin (kontrollü gidin)




30 Ağustos 2016 Salı

Balıklı Arancini


Arancini İtalyanlara ait bir lezzet, açıkçası daha önce pek sevdiğim bir yiyecek değildi. Ancak bu seneki İtalya ziyaretimizde Torcello Adasına uğradığımızda yediğimiz balıklı arancini tüm İtalya boyunca en favori yemeğim oldu. İçini çeşitli biçimde yapabilirsiniz, kıymalı, ördekli, peynirli, ama benim yediğim en lezzetli hali balıklı olandı. Açıkçası Torcello Adasındaki restoran dışında hiç bir yerde aynı tadı alamadım. Balıklı olandan önce 1 tane istemiş(hafif atıştırmalık olsun diye) sonra dayanamayıp 2 koca top daha yemiştim. Yanında hafif bir kapiçino ile de müthiş gidiyor. Dün akşam fırında çupra yapmıştım, ama yorgunluktan yiyemedim. Balığın neredeyse yarısı kalınca onunla arancini yapmaya karar verdim. 



(2 Kişilik)
Malzemeler :

100 gram balık eti (her şey olabilir)
100 gram risotto princi
1 küçük kuru soğan
Parmesan peyniri (1 yemek kaşığı)
Tereyağ (yarım yemek kaşığı)
Galeta unu
2 yumurta
Sebze suyu (marketlerde hazır satılıyor)
Tuz, karabiber,biberiye

Yapılışı :
Balığı yaklaşık 10 dakika kadar kendi buharında pişirin, maksat etlerinin ayrılması. Ya da benim gibi fırında 25 dakikada pişirdiğiniz balığı da kullanabilirsiniz. Ayrı bir kaba, zeytinyağı döküp üzerine soğanları atın ve 3-4 dakika kadar kavurun,ardından risotto pirincinizi ekleyin. Pirinci yıkamadan atın, 3-4 dakika kadar soğan ve pirinci bir arada pişirin (yüksek ateş olmasın),  sonra üzerine bir - iki bardak kadar sebze suyu dökün (bunun yerine varsa tavuk suyunuz, et suyunuz da olur değişik bir lezzet olur hem ama bunları sıcak eklerseniz çok daha iyi olur, pilav pişirirken yaptığımız gibi) su çekmeye yakınken balık etini atın (atmadan önce minik minik parçalamış olmayı unutmayın). Pirinçler iyice pişip suyunu çekene kadar sebze suyu ilave edebilirsiniz. Üzerine tuz, biberiye, parmesan peyniri ve tereyağı da eklenerek soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra tadını tekrar kontrol edin, tuzu yerindeyse arzuya göre sadece karabiber ekleyebilirsiniz. Soğuyan karışımı köfte halinde koparıp ayırın. Ardından önce çırptığınız yumurtaya sonra da galeta ununa batırıp, kızgın ateşte 3-4 dakika kadar kızartın. Afiyet olsun. 




 

2 Ağustos 2016 Salı

Mantarlı Kremalı Tavuk Yemeği

Güne miskin halde biraz geç başlamış, öğleden sonra da keyifli keyifli ders çalışıyordum ki, peş peşe gelen haberler önce şok olmama sonra da tüm keyfimin kaçmasına neden oldu. Doğal olarak ders çalışma isteğim de kalmadı. Yemek yapmak bana keyif verdiğinden yarın pişirmeyi planladığım yemeği bugün pişirdim. Allah bu ülkeyi her türlü kötülükten korusun. İnşallah daha kötü günler görmeyiz. 

Kremalı Mantar Yemeğine gelince Afro + Fransız birleşimi bir safari yemeği olarak geçiyor. Ama muhtemelen dünyanın her mutfağında yapılıyordur. Uzun zamandır tavuk yememiştim, ben tavuğu severim çünkü en az 20 değişik biçimde pişirebilirsiniz, bu yemek de yapımı basit ve gerçekten çok leziz bir tat, özellikle de çiğ krema ve mantar sevenler için kaçırılmaması gereken bir lezzet. Şimdiden afiyet olsun.

Malzemeler:

Tereyağ 
Zeytinyağ
Mantar
1 Paket Çiğ Krema
Tavuk (1 paket incik 6 parça)
Sarımsak
Dereotu
2 Bardak et suyu (yoksa normal sıcak su)

Yapılışı: 
Bir parça tereyağı ve zeytinyağı tencereye koyunuz. Tencerenin altındaki ateş yüksek olsun. Tavuk parçalarını ısınan yağın üzerine koyun, arkasını ve önünü toplam 10 dakikada yüksek ateşte kızartın. Ardından tavukları bir kaba alın, tavukları pişirdiğiniz yağa doğradığınız bir diş büyük sarımsağı, sonra da yine büyük parçalar halinde böldüğünüz mantarları atın. Ben mantarları bir 5 dakika kadar pişmeye bırakıyorum, böylelikle kızarmış sarımsak ve tavuğun yağı güzelce mantara bulanmış oluyor, ardından 2 bardak sıcak et/tavuk ya da ikisi de yoksa normal suyu tencereye ilave edin. Üzerine de çiğ kremayı aktarın, karıştırın. Tencere kaynamaya başladıktan sonra altını kısın, kapağını kapatın ve 20 dakika kaynamaya bırakın. 20 dakika sonra kenarda bekleyen tavuklarınızı tencereye koyun kaynamaya başladıktan sonra yaklaşık 45 dakika daha kısık ateşte pişirin. Bu arada tuz atmayı unutmayın. Ben incik kullandığım için tavuk parçaları büyüktü, daha ufak parçalar kullanırsanız pişim süresi kısalabilir. Ara ara kontrol edin. Piştikten sonra isterseniz benim yaptığım gibi yanına dereotu koyabilirsiniz. Eşim pilav benzeri yemekler istemediğinden yanına sadece cacık yapabildim. Siz de cacıkla deneyebilirsiniz.     






























11 Temmuz 2016 Pazartesi

Fırında Hardallı Levrek Buğlama

İki haftadır evden uzaktaydım. Yakın bir arkadaşımızın düğününe ev sahipliği yapacağımızdan 1 haftalığına eve dönmek durumunda kaldım(k)(ayakkabı bul, saç boyat gibi düğün öncesi klasikleri malum) . Havanın sıcağından ve Akdeniz Tipi beslenmeye dönmekte kararlı olduğumdan evde geçireceğim bir kaç günü balık çeşitleriyle geçirmeye karar verdik. Sırf sağlıklı beslenme için değil, yanı sıra çok lezzetli olduğundan. Aslında Bouillabaisse yapmak, Fransız usulü midye çeşitleri pişirmek istiyorum ancak onlar bunları beyaz şarap ile pişiriyor, beyaz şarap yerine ne kullanabilirim inanın bilmiyorum çünkü Türk usulü balık çorbası ve deniz mahsülleri tat olarak çok farklı oluyor. Avrupalıların yaptığı bambaşka ve çok lezzetli, aslında şöyle bir durum var, yemeğe eklenen şaraptaki alkol pişerken bir kaç dakika sonra buharlaşarak uçuyor. Ama yine de alkolle pişmesi oralarda yememi engellemese de evde o şekilde pişirmemi engelliyor. Ben o yüzden bu akşam kolay yoldan gittim ve levrek buğlama yaptım. Ben bir önceki tarifteki çupra ve tepside kızaran patates olayını çok daha leziz buluyorum ama buğlama sevenlere bu tarifi de öneririm.  

Malzemeler :

Kişi sayısına göre levrek (ben 2 taneden yaptım)

3 orta boy patates

1 soğan

2 tatlı kaşığı hardal

Zeytinyağı

1 kase dereotu

Tuz

Alüminyum folyo 

Yapılışı :

Levrekleri sudan geçirdikten sonra 2 tarafına bıçakla kesik atın, ardından içini dışını tuzlayın, dışını zeytinyağına bulayın, içini resimlerdeki gibi hardallayın, ardından tuz ve zeytinyağı ile harmanladığınız patates, soğan ve dereotunu balığın içine doldurun. Balığı alüminyum folyo içine alın, isterseniz patates soğan dereotu karışımından balığın üstüne de serpin ve balığı folyo ile sarıp fırına atın. Balık buğlama olduğundan içindeki sebzenin iyice pişmesi için 200 derecede 45 dakika pişirin, balık 30 dakikada da çok güzel pişiyor ama sebze açısından 45 dakika daha iyi gibi ve bu şekilde yapacaksanız patatesleri ince dilimleyin. Afiyet olsun








  
    

14 Haziran 2016 Salı

Fırında Sebzeli Çupra


Ramazan geldiğinden beri canım durmadan balık istiyor. Eşim her zamanki gibi duruma karşı çıkmaya çalıştı ancak bu sefer onu dinlemedim ve neredeyse 2 gün arayla balık yapmayı başarabildim. Yanında gazsız olmasından dolayı soğuk çayla harika gidiyor. Üstelik yapımı çok basit olmakla beraber balık oldukça sağlıklı bir öğün. Dürüst olmak gerekirse ben yanındaki patatese tav oluyorum. Patatesle balık ikilisini ilginç bulanlar var ama aksine ikisi yan yana muhteşem oluyor. Balığı çıkarıp patates ve soğanı fırına aynı şekilde attığınızda kesinlikle aynı şekilde lezzetli olmuyor. Patatese o lezzeti veren balıkla aynı anda pişiyor olması.. Doğruyu söylemek gerekirse bazen o patatesi yemek için bu tarifi yapıyorum. Ama bu deniz ürünlerini sevmediğim anlamına gelmez aksine deniz ürünlerini çok seviyorum o yüzden bayram bitikten sonra yapılmayı bekleyen iki tariften biri Arnold Bennet Omleti diğeri ise Fransızların Boullabais olarak adlandırdıkları deniz ürünlerinin karıştırılarak yapıldığı (aşağıya resmini eklediğim) bir çorba olacak. Fransızların (özellikle Güney Fransa) zayıf kalma sebebi Akdeniz Mutfağı, çok yoğun şekilde balık tüketiyorlar. Kim bilir belki güzellik ve zerafetleri de buradan geliyordur. 



Tarif :

Kişi sayısı kadar çupra
Kişi sayısına göre az ya da çok miktarda patates ve soğan (ben orta boy 5 patates, 3 soğan kullandım)
Tuz
Zeytinyağı

Yapılışı:
                                                                                     
Sudan geçirdiğiniz balıkların, her iki tarafına bıçakla derin kesikler atın, sonra tuzlayıp ardından zeytinyağına bulayın ve fırın tepsinize yerleştirin. Ben tepsinin altına 2 tane yanmaz kağıt seriyorum böylece tepsim kirlenmiyor. Küp küp doğradığınız patates ve bir kaç parçaya böldüğünüz soğanları bir kabın içinde iyice tuzlayın ve bol zeytinyağına bulayın. (Zeytinyağı ve tuzu bol olmazsa lezzetli olmuyor, Ben fırın tepsisine alırken tüm malzemeyi süzgeçle alıyorum tüm yağ tepside kalıyor.) Patates ve soğanları da tepsiye yerleştirdikten sonra 200 derecelik fırında yaklaşık 32 dakika pişiriyorum. Bir ayrıntı eğer balığın her yanını iyi yağlarsanız ve tepsiye çift kat kağıt sererseniz balık tepsiye yapışmıyor. Bu arada balıklarınızın içini tuzlamayı unutmayın hatta içine patates ve soğan karışımı da doldurabilirsiniz. Yapımı bu kadar basit lezzeti ise muhteşem.

Afiyet Olsun

Not: Salatalarımda kullandığım sos genelde sorulur. Kısaca onu da yazayım. Bunu patates salatası için de kullanabilirsiniz, yeşillik ağırlıklı diğer salatalar için de. Bir kavanozun içine 1 limonun suyu, 1 tatlı kaşığı kadar hardal, zeytinyağı, 1-2 çay kaşığı nane ve tuz atın. Kavanozun ağzını kapatıp iyice çalkalayın ardından salatanızın üzerine dökün. Yani tüm o farklılığı yaratan lezzet hardal. Nane katmasanız da olur.